Güzde Unutulmuş
Saat yedi buçuğuydu güzün
Ve ben bekliyordum
Kimi beklediğim önemli degil.
Günler, saatler, dakikalar
Bıktılar benle olmaktan
Çekip gittiler azar azar
Kaldım ortada, tek başıma

Kala kala kumla kaldım
Günlerin kumuyla, suyla
Bir haftanın artıklarıyla kaldım
Vurulmuş ve hüzünlü

Ne var, dediler bana Paris’in yaprakları
Kimi bekliyorsun?
Kaç kez burun kıvırdılar bana
Önce ışık, çekip giden
Sonra kediler, köpekler

Kalakaldım tek başıma
Yalnız bir at gibi
Otların üstünde ne gece, ne gündüz
Sadece kışın tuzu
Bu iletinin tamamını göster »

Özlem Hacıhaliloğlu : Fatmanur Hanım, öncelikle satranca ne zaman ve nasıl başladınız? Bize kendinizi anlatır mısınız ?

Fatmanur Öney : Satrancı 7 yaşında öğrendim.  İstanbul’daki  kuzenlerimiz, ağabeyime öğretiyorlar. (Çok sonradan kuzenlerime satrancı öğreten kişinin Nevzat Süer olduğunu öğrendim. Dayımın müzik camiasından arkadaşıymış .)

Mersin’e döndükten   sonra  O da  bana öğretiyor. Fakat  evde satranç takımımız olmadığı için kağıtların üstüne taşların ismini yazmıştık öyle öğrenmiştim, figürleri sonradan gördüm. Vezir yazan kağıdı kaldırıp vezir gibi oynatıyor, at yazan kağıdı da at gibi götürüyorduk. Böyle birkaç gün oynadıktan sonra babam gördü “Ne yapıyorsunuz?” dedi.  “Satranç oynuyoruz” dedik. Güldü tabi, o gün gitti bize satranç takımı aldı.

Turnuvalarda oynamam Üniversite yıllarımda oldu.  Sanıyorum 1983 yılıydı ve  Yurt-Kur’un  Satranç  turnuvalarının ilkiydi.  Bende o sıralarda  Ankara’da Üniversitede öğrenciydim . Önce her yurtta elemeler yapılıp o yurdu temsilen 1 kişi İstanbul’daki turnuvaya götürüldü. Bende Mehmet Akif Ersoy  Yurdu’nu temsilen katılmıştım İstanbul’daki yarışmalara… İlk turnuvamdı  bu benim ve 3. oldum. Satranç camiasına  her yeni gelene yapıldığı gibi benide  teşvik ettiler sürdürmem  için satrancı ve öyle devam ettim oynamaya.

Ö.H.: Ne zaman satranç sporcusu olmaya karar verdiniz ? Hangi etkenlerle hedefiniz büyüdü ?

Fatmanur Öney : Yukarıda söz ettiğim ilk turnuva benim için çok önemli oldu. Hiç bir hedef geçmedi o sıralar kafamdan, sadece oynamaktan zevk aldığımı gördüm. Turnuvanın evde oynamaktan farklı bir şey olduğunu anladım ve benim sevdiğim turnuvada oynamak oldu.

Ö.H.: Ailenizin o dönemde size  desteği oldu mu ? Evlendikten sonra  aile yaşamınız nasıl etkilendi ? Eşiniz Adil Feridun Öney ‘in satranççı olmanızdaki etkilerini ve desteğini anlatır mısınız ?

Bu iletinin tamamını göster »

19. YÜZYIL YÖNETİM TARİHİ KAYNAKLARI:BİR BİBLİYOGRAFYA DENEMESİ

Mehmet Seyitdanlıoğlu

Türkiye’de yönetim tarihi (administrative history) araştırmalarının eski bir geçmişe sahip olduğu bilinmektedir. Bununla birlikte, özellikle ondokuzuncu yüzyıl yönetim tarihi ile çeşitli düzeylerde ilgilenen araştırmacıların eksikliğini duydukları şeylerden birisi de, bu alanda gerek XIX. yüzyıl içerisinde ve gerekse günümüzde meydana getirilen incelemeleri ve yönetim tarihimize ilişkin kaynakları sistematik biçimde sıralayan uzmanlaşmış bir bibliyoğrafyanın bulunmayışı olmuştur. Bu çalışma, bu ihtiyacın hiç olmazsa bazı yönlerini karşılamak amacına yönelik olarak yapılmış bulunmaktadır.

Ondokuzuncu yüzyıl Türkiye yönetim tarihi konusunda kaleme alınmış ve basılmış incelemeler yaklaşık iki yüzyıllık bir süreye yayılmış ve pekçok dilde yayınlanmış bulunmaktadır. Öte yandan, başta İstanbul’da bulunan Başbakanlık Osmanlı Arşivi (BOA) olmak üzere çok sayıda ülkenin arşivlerinde ve henüz tasnif edilmemiş durumda araştırmacıya açık olmayan pekçok belge grubunun bulunması tam ve eksiksiz bir bibliyografyanın hazırlanmasını bir süre daha imkânsız hale getirmektedir. Bu bakımdan biz bu bibliyografya denemesinde bir ilk adım olarak -özellikle arşiv konusunda- Türkiye ağırlıklı olarak mevcut kaynaklar üzerinde duracağız.1 Böylece araştırmanın kapsamı da makul ölçüler çerçevesinde tutulabilecektir.

Bu iletinin tamamını göster »

Hollanda asıllı İngiliz Oryantalist ressam Lawrence Alma-Tadema , 1863 ‘teki İtalya gezisi sırasında Eski Yunan ve Roma sanatına, Mısır arkeolojisine ilgi duymaya başlamıştır .Resimlerinin beğenilmesi nedeniyle ,1899 ‘da Britanya Krallığından  ‘Sir ‘ ünvanını alır. Tanzimat Dönemi Osmanlı padişahı Sultan Abdülaziz döneminde , çoğu oryantalist ressamlar gibi kendiside Osmanlı yönetiminde olan Mısır’ın kültüründen çok etkilenmiştir. 1865 yılına ait bu eserde, Mısır’lı satranççılar satranç oynarken resmedilmiştir.

http://www.osmanli.org.tr

http://tr.wikipedia.org/wiki/Sultan_Abd%C3%BClaziz

http://www.galleryofart.us/Lawrence_Alma-Tadema/page/6/

http://en.wikipedia.org/wiki/Lawrence_Alma-Tadema

http://www.jmrw.com/Chess/Tableau_echecs/pages/031.htm

Polonyalı Oryantalist ressam Stanislaw Chlebowski , 1853-1859 yılları arasında Rusya’nın St. Petersburg Güzel Sanatlar akademisinde okumuş, Paris‘te lisansına devam etmiştir. 1864′den 1876 senesine kadar Tanzimat dönemi Osmanlı padişahı Sultan Abdülaziz’in yanında ressamlık yaparak , Türk ve Arapların hayatıyla ilgili birçok tablo ve resimler çizmiştir. Sultan Abdülaziz sanata düşkün ve kendisinden önce padişah olan I.Abdülmecid’in kardeşidir. Eserde , Mısır ‘ın başkenti Kahireli satranççılar ,satranç oynarken resmedilmiştir .

http://www.osmanli.org.tr

http://tr.wikipedia.org/wiki/Abd%C3%BClaziz

http://www.agraart.pl/cgi-bin/obiekt.cgi?act=1&qt=1239471783&nr=1895

http://en.wikipedia.org/wiki/Stanis%C5%82aw_Chlebowski

http://www.jmrw.com/Chess/Tableau_echecs/pages/100.htm

« Eski iletiler