Özlem Hacıhaliloğlu yazarımızın yazı arşivi:

Chessdom Editörü Urosevic : ‘’Bizler ortak bir kültür mirasını paylaşıyoruz.’’

Chessdom Editörü Urosevic : ‘’Bizler ortak bir kültür mirasını paylaşıyoruz.’’

Özlem Hacıhaliloğlu- Merhaba Goran, röportaj yapmayı kabul ettiğin için teşekkür ederim.Kendini Türk okuyucularımıza tanıtır mısın?

Goran Urosevic- Merhaba Özlem..Girişiminiz için teşekkür ederim. Ben Chessdom projesine yardım ediyorum ve bu iş için daha iyi birini bulana kadar geçici olarak editörlük yapıyorum.Yaklaşık bir yıldır bu pozisyondaki yer değişikliği için bekliyorum fakat hiçbir değişiklik olmadı.Aslında bu yüzden de haberci ve yorumcuyum.
Pek iyi bir oyuncu sayılmam, ne zamandır 2200 civarında takılıp kaldım .. Eğer satranç çalışabilirsem belki bir zaman sonra bu durum değişebilir. Bu projenin bana sunduğu, dünyanın değişik yerlerinden pek çok mükemmel insanla tanışma fırsatından dolayı çok mutluyum.

Hacıhaliloğlu- Satrancı ne zaman ve nasıl öğrendin?

Urosevic- Eski Yugoslavya’da, satranç ve diğer birçok aktivite oradaki yaşayan insanların kültürüne derinden bağlıydı.. Benim büyük annem ve büyük babam soğuk kış akşamları yapacak daha iyi bir şey bulamadıklarında satranç oynuyorlardı. Bu yüzden kuralları öğrenip, onlara katıldım. Birkaç yıl sonra babam beni yerel bir kulübe götürdü fakat 13 yaşında ilk kez oynadığım okul şampiyonasından sonra kulübe alınabildim.
Sadece birkaç ay sonra okulum Yugoslavya şampiyonu olmuştu. Daha sonra gençler şampiyonasında oynamaya devam ettim fakat diğerleri kadar üstün olamadım. Ama sonuçta benim için büyük tecrübeydi, o turnuvada şu anda GM veya IM olan pek çok arkadaş edindim .

Hacıhaliloğlu- Favori satranç kitap veya kitapların nelerdir?

Urosevic- Ben okuyabildiğimden daha çok kitap alırım Birini söylemek çok zor çünkü birçok yazara saygı duyuyorum. Fakat benim oyunumu en çok etkileyen kitap küçük ve fazla bilinmeyen Gennady Nesis tarafından kaleme alınan ‘Değişim Sanatı’ kitabıdır
Geçenlerde biz yeni bir köşe yazısına başladık Chessdom’da http://books.chessdom.com/ Sırf okuyuculara satranç kitabı yazarlarını tanıtmak için..

Hacıhaliloğlu - En unutulmaz oyununuz hangisidir?

Urosevic _ Muhtemelen sadece bir oyunum var bu denli övünebileceğim. FM Boroljub Zlatanovic’e karşı berabere biten bir maç.. Daha sonra ‘’Modern Satrancın Sırları’’ (John Watson) adlı kitapta yenilik olarak bahsedilen bir hamleyle Fransız açılışında oyun devam etmişti

Hacıhaliloğlu - Favori bayan sporcunuz kim?

Urosevic - Judith Polgar’ın her oyunu çok heyecanlı!

Hacıhaliloğlu - Başka hobiniz var mı?

Urosevic - Pek değil. Ben bir de bahçedeki çiçekleri ve meyveleri toplarken sakin hissediyorum Bütün her şeyi bir kenara koyup rahatlıyorum.. Ve şunu söyleyebilirim ki, Chessdom’dan sonra yapacağım şey bitki yetiştirmek olacak.

Hacıhaliloğlu- Hiç Türkiye’de bulundunuz mu, hakkımızda ne düşünüyorsunuz?

Urosevic - Ne yazık ki Türkiye’yi hiç ziyaret etmedim fakat arkadaşlarımdan çok güzel tecrübeler duydum. Türkiye’ye gelmek isterim, hatta belki İstanbul Satranç Festivali güzel bir fırsat olabilir…

Elbette bizler ortak bir kültür mirasını paylaşıyoruz. Spor tutkusuna sahibiz mesela. Sırbistan dilinde pek çok Almanca ve Türkçe orijinli kelime var. Mesela, yaşadığım yere biz Cuprija deriz siz köprü diyorsunuz..Sadece yazılış farklı.Sanırım bu yüzden Türkiye’de rahat hissedeceğim kendimi .

Hacıhaliloğlu - Türk Satrancı üzerine ne söyleyebilirsiniz? Türkiye’deki satranç hakkında neler biliyorsunuz?

Urosevic - Ben sizin gelişiminiz hakkında pek çok şeyi bir video röportajı esnasında direkt olarak Türkiye Satranç Federasyonu Başkanı Ali Nihat YAZICI’dan duydum.. http://videos.chessdom.com/ali-nihat-yazici Okullardaki satranç bilen öğrenci sayısı, küçükler turnuvalarındaki katılımcı artışı, Nikolic, Grivas ve Mikhalcishin gibi ünlü antrenörler ve tüm bunların sonucu olarak pek çok genç ve dünya klasına yükselebilecek potansiyelde oyuncuya sahipsiniz…

Mükemmel bir tabanınız var – satranç okulları ve Ulusal Takım için ileri seviyede antrenörler. Her şeyin harika olmaması için hiçbir sebep yok… Sanırım federasyonunuz başarıya aç gençlerle yola çıkmış bile… Bu arada sadece genç oyuncularınız iyi değil elbette. Suat Atalık’la tanışma ve konuşma fırsatı buldum Valjevo ve Crete’de… Ve ben onun dost canlısı ve açık sözlü kişiliğine hayran kaldım.

Hacıhaliloğlu- Sırbistan da satranç oldukça populer .Satranç ülkende nasıl böyle gelişti? …

Urosevic - Eskisi gibi değil ama hâlâ populer. Ben turnuvaları takip ediyorum fakat federasyonumuzun henüz tam olarak teknolojik ve teknik açıdan yeterli olduğunu söylemek mümkün değil. Bizim organizasyonlarımızı ancak eski bir Lada marka arabayla kıyaslayabiliyorum. O arabayla da güzel şeyler yapabilirsiniz fakat yavaş biçimde…
Bence satrancın gelişmesi konusunda zincirin en önemli halkalarından birisi de satranç kulüpleri. Genç ve yetenekli bir oyuncu sene boyunca sadece birkaç kez kendi yaş grubuna göre organizasyonda oynayabilir, ama bizim yetenekli oyuncularımız satranç kulüplerinde sürekli karşı karşıya geliyorlar… Diğer önemli bakış açısı da benim de katıldığım üzere yarışmaların çokluğu… Sırbistan küçük bir ülke ama ülkemizde beş tane lig var. Mesela benim kulübüm 2000-2200 arası oyuncuların oynadığı dördüncü ligde mücadele ediyor!

Bence bizim federasyonumuz iyi oyunculara destek konusunda yetersiz… Biz sponsorluk vb olaylarda çok zayıfız… Onları pek çok açık turnuvaya gönderip kendilerini geliştirmelerini sağlamalıyız.
Biz süper turnuvalar da düzenleyemiyoruz… (En sonuncusu olan Investbanka 1997’de yapıldı) ve bu bizim gibi halkı satrançla bütünleşmiş bir ülke için oldukça kötü . Güçlü şirketler bazen destek verecek olduklarında biz işimizi eskiden kalma alışkanlıklarımızla halletmek istiyoruz… Biz böyle önemli bir turnuva yapmak istersek politik ve mali açıdan alt yapı sağlam olmalı. Bizler kendimizi geliştirmeliyiz ve dünyaya farklı açılardan bakabilmeliyiz.. Valjevo Gorenje 2007 ( http://www.chessdom.com/valjevo-2007 ) pozitifti mesela.
Özellikle bazı norm alınabilecek turnuvalarda yanlışlıklar yapılıyor ve federasyon bunları önlemiyor… Bu şekilde yol alamayız…

Hacıhaliloğlu - Sırbistan’daki satranç okullarını geliştirmek için özel bir programınız var mı?

Urosevic- Bu yıl satranç ilkokullarda seçmeli ders oldu. IM Ivan Markovic, WGM Sanja Vuksanovic, Nebojsa Baralic, IM Nikola Karaklajic ve ismini hatırlamadığım pek çok kişi bu olayda emek sahibi. İsimlerini hatırlayamadığım için onlardan özür dilerim. Hepsi de bu konuda teşekkürü hak ediyorlar.

Bundan evvel otuz yıldır devam eden okullarda satranç projesi var. Bu, devlet okullarında satranç sınıfları var demek değil. Fakat çocukları bir şekilde satranca çekmek için bir uğraş. Aynı zamanda okullar arası birçok turnuva ve ödüller de teşvik için diğer yöntemimiz.

Hacıhaliloğlu - Gelecekte Dünya’nın en büyük satranççısı kim olacak?

Urosevic - Carlsen ve Karjakin öndeler… Radjabov ve Mamedyarov zirve yarışında ilerleyen yıllarda onların gerisinde kalacaklar bence.Bir de Fransız GM Maxime Vachier-Lagrave var.Şu anda 2680 civarı.Onun röportajını da bu linkten okuyabilirsiniz. http://interviews.chessdom.com/maxime-vachier-lagrave Ve tabii ki İtalya’dan Fabiano Caruana da göz önünde bulundurulması gereken diğer bir isim.

Hacıhaliloğlu - Satranç bloglarının önemi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Urosevic - Bloglar son birkaç yıldır oldukça popüler bir hale geldi.İnsanların bu trendi izleyerek satrançla ilgilenebileceğini düşünüyorum. İnternet, satranç severlerin birbirleriyle iletişim kurabilmelerini; düşüncelerini, fikirlerini, görüşlerini paylaşabileceği harika bir araçtır. İnternet bilgidir ve sıradan insanların söylemek zorunda olduklarına kulak vermemizi sağlar.
GM Blogger Dg olarak daha iyi bilinen bir yer, David Glickman’ın Chessdom için verdiği röportajı bu konu ile ilgili düşünceleri aktaran en iyi yerdir.
‘‘ Etkileşim, toplum duyarlılığını sağlayan anahtardır. Okuyucular yorumlarını göndererek tartışmaya devam edebilir, diğer kişiler kendi bloglarından gönderilen yorumları yanıtlayabilirler. Sonuç, ortak ilgi alanlarıyla gerçek bir insan kitlesinin yaygın ve sürekli genişleyen bilgileri tecrübe edebilmesidir. Ayrıca, satranç blokları sayesinde dünyanın her yerinden satranç arkadaşlarına sahibim. ( Aslında, Serbia gibi yerlerde tek bildiğim insanlar satranççılar!) ‘’ http://interviews.chessdom.com/david-glickman adresindeki giriş röportajının okunmasını öneririm çünkü ; bu röportajı bloglarda David’den daha özenli bir şekilde hazırlayamam.

Bir düşünceyi daha eklemek istiyorum: En iyi oyuncuları içeren daha çok bloğa sahip olmalıyız. Bununla yalnızca literatürdeki en iyi oyuncuları kastedmiyorum. Ayrıca FIDE’yi, Global satrancı, satranç federasyonlarını idare edenleri; turnuva yöneticilerini, bağımsız gazetecileri… de dahil ediyorum. Satranç yönetiminde şiddetle daha fazla şeffaflığa ihtiyacımız var bunu biliyorum. Chessdom’da, son FIDE Başkanlık Heyeti nazarında sorun olan bir durumla karşılaştık.

Hacıhaliloğlu - Satrancı ilerletmek ve medyada daha popüler hale getirmek için ana plan ne olmalı?

Urosevic - Bunu benden daha iyi bilen insanlar söylediler. Global satranç, Mig Greengard ve Susan Polgar muhteşem fikirlere sahipler. Şimdilerde Susan dışında biri daha, televizyonlarda show programlarında ve ana gazetelerde görünen , çalışmlar yapıyor. Profesyonel bir editör ve GM/ IM kamera/ mikrofon önündeki rahat halleriyle merak uyandırabiliriz. Bu kampanya tepeden başlayabilir, FIDE veya Global Chess gibi, onlar kaynaklara sahipler. Söyleyeceğim çok şey var ama…

Hacıhaliloğlu - Bize Chessdom hakkında daha çok şey anlatır mısınız? Siz neler yapıyorsunuz ? Chessdom’ın geleceği nedir?

Urosevic - Satrançta haberlerle ilgili boşlukları doldurmaya çalışıyoruz. Birçok web sitesi yalnızca ana haberlerle ve ya skandallarla ilgileniyor. Biz ana olaylara paralel olarak Alberta (Canada) veya New South Wales (Australia ) şampiyonaları ve birçok küçük açılış turnuvalarını haber yapmaya karar verdik. Bu da teşvik edilen blogger olmamın sebebi.
Turnuvaları düzenleyenlere haberi diğer satranç sitelerine, yerel ve ana medyaya yayacak kişiler öneriyoruz. Özellikle Valjevo Gorenje 2007 ve Avrupa Satranç Takımı Şampiyonası 2007’nin başarısının etkisiyle gurur duyuyoruz. TSF’nin Basın koordinatörü Özgür Akman ile harika bir işbirliği içerisinde olduğumuzu da eklemek istiyorum.

Yapımızda tanımladığımız eksiklikler var ,bu yüzden Chessdom’ı yazdan sonra yeniden dizayn edeceğiz. Ziyaretçilere daha iyi deneyimler sunmayı ve onların da tartışmalara katılmalarına izin vermeyi umuyoruz. 2008 Europen Club Cup için resmi site http://ecc2008.chessdom.com/ Chessdom tarafından güçlendirilecek.

Kavgalarla ayrılmış, ilgilerin ve politikanın baskın hale geldiği satranç dünyasında iş yapmak kolay değil fakat ; görevimizi yerine getirmeye devam edeceğiz. Tek üzüntü duyduğum şey turnuvalarda oynayacak zaman bulamam. Bu durumun gelecekte değişeceğini umuyorum.

Hacıhaliloğlu - Zaman ayırdığınız için teşekkür ederim. Gelecekte kariyerinizin en iyilerle dolu olmasını dileriz.

Urosevic – Ben teşekkür ederim Özlem.

16 Temmuz 2008

Çeviri : İbrahim Ethem AY

Avrupa ‘da Bulunan Taş , Satranç Taşı mı?


Avrupa ‘da bulunan taş ile ilgili yazılar oldukça eskidir ancak dilimize çevrilmesi gerektiğini düşünerek bu konuyla ilgili bilgileri sizler için derleme gereği duydum.Bildiğiniz gibi Arnavutluk şu anda Müslüman nüfusun çoğunlukta olduğu ve Osmanlı Devlet’inin önemli bir şehridir.Arnavutluk ve taşın bulunduğu yer ile ilgili bilgilere yazının devamınında değineceğim.

 

chesspiece1.jpg


Yandaki resim: Şah veya Vezir olduğu düşünülen taş
M.S.465 Butrint , Arnavutluk

Yanda gördüğünüz taş ile ilgili araştırmayı ,Norveç’te bulunan University of East Anglia (Doğu Britanya Üniversitesi)’nın Arkeoloji uzmanları yapmış ve http://comm.uea.ac.uk/press/release.asp?id=170 sitesinde 05/08/2002 tarihli bir yazıyla , Avrupa’da satrancın M.S 8.yy dan 500 yıl daha önce oynanmış olabileceğini belirtmişlerdir.Dünya Arkeoloji Enstitüsü öğretim görevlisi Prof Richard Hodges; fildişinden yapılmış olan taşı , Akdeniz şehri olan Arnavutluğun Butrint şehrinde bulduğunu , M.S.465 yılına ait 4 cm boyunda ki taşın, şah veya vezir olduğunu belirtmiştir.Bir Bizans evinde bulunan taşın(ev ile ilgili bilgiler kesinleşmemiş) Avrupa’nın en eski satranç taşı olduğu belirtilirken , diğer taşların varlığı da araştırılmaktadır.Arapların İspanya’yı fethinden önce, Hindistan’dan bu oyunun Akdeniz şehirlerine gelip ve M.S 5 veya 6 .yy da buralarda oynandığı belirtilmektedir.Satranç tarihinin M.S.530′lu yıllarda Hindistan’da başlatıldığı düşünüldüğünde(1) , araştırmayı yapanlar aynı dönemde Avrupa’da da satranç oynandığını iddia etmektedirler.Hatta taşın yaşı M.S 465 denildiği için, Hindistan’da başlatılan tarihin yanlış olduğu da akla gelmekte ve bu durum da araştırılmaktadır.(2)

Bu araştırmada geçen İlirya bölgesi ile ilgili kısaca bilgi vermek istiyorum.Arnavutluk halkının kökenleri hakkındaki bilgiler tam kesinleşmemiştir ancak Eski bir Yunan boyu olan İliryalıların devamı oldukları düşünülmektedir.Yunan boylarının koloniler kurarak denizaşırı ticaretle uğraştıkları düşünüldüğünde ,eğer satranç bu bölgede oynandıysa , Anadolu ‘da yaşayan diğer Yunan kolonilerinin de satrancı bildiği düşünülebilir ve bu durumda araştırılabilir.Arnavutluk halkının daha sonraki tarihi gelişimlerine değinmeyeceğim ancak Osmanlı yönetiminde oldukları süreçte kendi tarihleri ile ilgili kitapları araştırıldığında bu konun daha çok aydınlığa kavuşacağını düşünüyorum.Çünkü Osmanlı Devlet yönetimi ,Arnavutluk bölgesine özel bir önem vermiş,sancaklar kurmuş ve bir çok Arnavut ,devlet yönetiminde görev almıştır.(3)

Butrint Antik Kenti

Butrint kenti ise , bir Erken dönem Antik Bizans şehridir .Roma İmparatorluğu’nun askeri yerleşim bölgesidir.M.S .551 ‘de GOT akınlarına maruz kalmış ancak uzun döneme ait tarihi bilinmemektedir.Daha sonraki dönemlerde Venedik’ten Bizans’a giden Adriyatik yolu üzerinde uğranılacak önemli bir liman kenti olmuştur.Daha ayrıntılı bilgiler kaynakçadan bakılabilir. (4)
Butrint kentinde bulunan taşın dışında, diğer satranç taşlarının bulunduğuna dair şu anda bir bilgi bulamadım .Eğer diğer taşlarda Butrint antik şehrinde bulunursa ,bu durum satrancın M.S 5-6 yy.’da Anadolu ‘da da oynandığını düşündürecek ve şimdiki bilinen satranç tarihi tabi ki çok değişecektir. Yakın zamanda ,10.08.2007 tarihli Sabah gazetesinde , Küratörlüğünü Prof. Dr. Ayla Ödekan’ın yaptığı ‘Kalanlar’ sergisinin ‘12. ve 13. Yüzyıllarda Türkiye’de Bizans’ konulu olarak düzenlendiği duyurulmuştu.Bu sergimizden de öğrendiğimiz, M.S 12-13.yy da Bizanslılar Anadolu ‘da satranç oynamışlardır.(5)Ülkemizde yapılan kazılarda bulunan kalıntılarda satranç taşları olduğuna dair bilimsel yayınlar arttıkça ,belki de Avrupa’ya satrancın Anadolu üzerinden gittiği bilimsel olarak ta belirlenecektir.Bu konuyla ilgili olan Arkeolog ve Tarihçilerimizin , gereken araştırma ve değerlendirmeleri yaparak , yakın zamanda internette yayınlamaya başlayacakları inancındayım.

12 Eylül 2007/ İstanbul
Özlem Hacıhaliloğlu

Kaynaklar
1.) http://www.logicalchess.com/info/history/0-1799.html
2.) http://comm.uea.ac.uk/press/release.asp?id=170 http://news.bbc.co.uk/2/hi/europe/2155916.stm
http://www.chessbase.com/newsdetail.asp?newsid=448
http://www.chesscentral.com/chess-pieces.htm
http://www.cbc.ca/health/story/2002/07/31/chess020731.html
http://www.frosina.org/about/infobits.asp?id=180
http://chess.about.com/library/weekly/aa092802a.htm
3.) http://www.arnavutum.com/modules.php?name=Content&pa=showpage&pid=23
http://tr.wikipedia.org/wiki/Arnavutluk
4.) http://www.arnavutum.com/modules.php?name=Content&pa=showpage&pid=195
http://www.geocities.com/albaland/butrinti2/
5.) http://www.sabah.com.tr/cm/haber,C952DA7C4DEE4A5282E222C3545F3806.html

Türkiye Kaynakçası - Turkish Bibliography

s1046984925_67281.jpg     kaynakca-info.jpg

http://www.kaynakca.info/tr/

Niçin Türkiye Kaynakçası?

Türkiye Kaynakçasının iki önemli amacı vardır: Birincisi, Türkiye hakkında yayınlanmış her konudan ve her dilden yazılı eserin bibliyografik künyelerini uluslar arası standartta toplayıp paylaşıma açmak. İkincisi, bu eserler hakkında değerlendirme, eleştiri ve seviyeli tartışmalara zemin oluşturmaktır. Türkiye Kaynakçası, bu bakımdan disiplinler üstü ve uluslar arası bir kapsama sahiptir.

Kaynakca.info’yu kullanarak binlerce eserin künyesine (ve varsa tam metnine) çok kolayca ulaşabilir, elinizdeki eser künyelerini ve bunların tam metinlerini binlerce başka kişinin kullanıma sunabilirsiniz. “Benim Kaynakçam” özelliğini kullanarak, kendi özelleşmiş kaynakçalarınızı oluşturabilirsiniz. Okuduğunuz eser ve yazarlar hakkında yorum, eleştiri, değerlendirme ve derecelendirme yapabilirsiniz.

Kısaca, Türkiye Kaynakçası veya kaynakca.info, konusu Türkiye olan bir araştırma, öğrenme ve paylaşma ortamıdır.

Türkiye Kaynakçasındaki Künyeler Nereden Geldi?

Kaynakca.info’nun çıkış noktası Doç. Dr. Ramazan ACUN‘un H.Ü. Tarih Bölümünde 1996 yılından beri verdiği ve öğrencilere temel veri tabanı kavramlarını öğretmeyi amaçlayan “Bilgisayar ve Tarih IV” dersi kapsamında, yine Doç. Dr. R. Acun’un kendisi tarafından geliştirilen “BİB” adlı bibliyografik veritabanıdır. Bu veritabanına, “Bilgisayar ve Tarih III” dersi kapsamına öğrenciler tarafından girilen veriler de kaynakca.info’nun hali hazırdaki içeriğinin önemli kısmını oluşturmaktadır.

Kısaca söylemek gerekirse, “Türkiye kaynakçası” bir eğitim projesi olarak başlamış ve bugünkü haline evrilmiştir.

Görsel Tarih Arşivi - Satranç

s1046984925_6728.jpg

Görsel Tarih Arşivi

Özellikle Atatürk Dönemi ve sonrasına ait Satranç Sporu ile ilgili olan fotoğraf, kartpostal, pul, afiş vb. imajlardan oluşan verilerin Görsel Tarih Arşivi’nde yer alması için , bu önemli çalışma hakkındaki bilgileri kısaca sizlere aktarmak istiyorum.Umarım yakın bir gelecekte ,Görsel Satranç Tarihi Arşiv ‘i de hazırlanır.

http://www.gorselarsiv.org/tr/

Arşiv Hakkında

Görsel Tarih Arşivi, Hacettepe Üniversitesi ve TÜBİTAK´ın desteği ile gerçekleştirilen bütünleşik proje kapsamında hazırlanmıştır. Proje için gerekli olan altyapı desteği (bilgisayar, tarayıcı, kamera vs.) Hacettepe Üniversitesi Bilimsel Araştırmalar Birimi tarafından, Altyapı Geliştirme Projesi kapsamında sağlanmıştır (Proje no: 03G011, 1 Eylül 2004-1 Eylül 2005)
Arşivde sunulan fotoğrafların dijital imajları “Atatürk İnkılaplarının Görsel Veriler Yoluyla İncelenmesi (1923-1960)”konulu, TÜBİTAK tarafından desteklenmekte olan Bilimsel Araştırma Projesi kapsamında hazırlanmış ve İnternet’ten sunuma açılmıştır (Proje no: 104 K080). Proje halen devam etmektedir (başlama tarihi 1 Nisan 2005, bitiş tarihi 1 Ekim 2007). Her iki projenin de yürütücüsü, Hacettepe Üniversitesi, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü öğretim üyesi Doç Dr. Fatma Acun’dur.
Projenin hedefi, çeşitli arşivlerde yer alan tarihî fotoğrafları ve bunlara ait bilgilerin kullanımını yaygınlaştıran, çalışır bir sistem kurmaktır. Bu sistemin adı Görsel Tarih Arşivi´dir. (GTA). Amacı ise, kullanıcıların fotoğraf türü kaynakları keşfetmesi ve değerlendirmesine yardımcı olmaktır.


Arşivimizi bir görsel materyal paylaşım alanı olarak tasarladık. Elinizde Atatürk dönemine (1923-1938) ve sonrasına (1960’a) dair Türkiye’deki sosyal, ekonomik, kültürel ve siyasi gelişmeleri sergileyen her tür fotoğraf (aile fotoğrafı dahil), kartpostal, pul, film, afiş vb. görsel materyal bulunuyorsa, bunları geniş bir eğitimci ve araştırmacı kitlesi ile paylaşmak için size fırsat sunuyoruz.
Paylaşmayı düşündüğünüz imajların takip eden özellikte olması gerekmektedir:

  • Tarih araştırması ve eğitimi için uygun konu ve nitelikte olmalıdır.
  • İyi veya orta kalitede olmalı ve yüksek çözünürlükte taranmalıdır.
  • İmaj hakkında bilgi verilmelidir. Sadece görüntü yeterli değildir.
  • Telif hakkı konusu çözümlenmiş olmalıdır.

Paylaşımı üç yoldan gerçekleştirebilirsiniz.
1- Elinizdeki fotoğraf, kartpostal, afiş vb. malzemenin taranarak elektronik ortama aktarılması için bize izin verebilirsiniz. Taradığımız imajları arşivimize koyacağız ve sizin adınızı, imajın alındığı kaynak olarak belirteceğiz. Telif hakkı size ait olacak, fotoğrafınızı kullanmak isteyenler, telif hakkı dolayısıyla, sizinle temasa geçecektir. Fotoğraflarınızın elektronik imajı karşılığı olarak cüzi bir ücret ödeyebiliriz. Orijinallerini de satın alabiliriz. Bu yol için bizimle doğrudan temasa geçebilirsiniz (e-mail:facun@hacettepe.edu.tr).
2- Elinizde çok sayıda fotoğraf var ise ve paylaşmak istiyorsanız, bunları tarayarak, bilgileriyle beraber bir CD’ye kopyalayıp bize gönderebilirsiniz. Gönderilerinizi değerlendirecek, fotoğrafı ve bilgileri, sizin adınıza biz, arşiv veri tabanına gireceğiz.
3- Arşivimize üye olarak, veri giriş paneline ulaşabilir ve paylaşmayı düşündüğünüz fotoğraf vs. ile ilgili bilgileri ve fotoğrafı kendiniz girebilirsiniz. Bu yolla verdiğiniz bilgiler arşiv sorumlusu Fatma Acun’a ulaşacak ve doğruluğu kontrol edildikten sonra yayınlanacaktır. Gönderilen imaj ve bilgi, amacımıza uygun değil ise iade edilecektir.

Elinizdeki görsel materyali geniş kitlelerle paylaşıma sunmakla, eğitim ve araştırmaya yardım ederek, materyalinizin iyi amaçlar için kullanımını sağlayacak, aynı zamanda, görsel hafızamızın korunmasına yardımcı olacaksınız. Görsel mirasımızı korumak ve paylaşmak için bağışlarınızı bekliyoruz.

Eğer imaj bağışlamak istiyorsanız, üyelik sayfasına tıklayınız.

İSTANBUL YENİKAPI SATRANÇ TAŞLARI

İSTANBUL YENİKAPI SATRANÇ TAŞLARI

Suat BOZTEPE

yeni-resim-11.png

6. - 7. yüzyıl (?)

İstanbul Yenikapı metro kazıları sırasında bazı satranç taşları bulunmuştur.

Bu üç adet satranç taşı 2007 yılından beri İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmektedir. İstanbul Arkeoloji Müzesi 1891 yılından beri ziyarete açık ve sergilenen eserlerin sayısı bakımından dünyanın en büyük müzeleri arasındadır. Kazılarda bulunan bu satranç taşları fildişi olup, bütün parçaların tek tek yaş belirlemesi yapılmadığı için ait olduğu yüzyıl tabaka yaşı olarak yaklaşık 6 - 7. yüzyıl olarak belirtilmektedir.

“Taşların tam olarak yaşlarının belirlenmesiyle, satranç taşları ile ilgi olarak yeni sorular gündeme gelecektir. En önemli soru; Avrupa’ya satranç 6 - 7 yy. itibariyle İstanbul üzerinden de gitmiş midir? Satranç tarihi ile ilgili kitaplarda, Arapların satrancı M.S. 711 İspanya’yı fethi ile Avrupa’ya götürdüğü belirtilmekteyken, bulunan bu taşlar ve bekli de daha sonra bulunacak başka taş ve belgelerle satrancın Avrupa’ya İstanbul üzerinden de gittiği düşünülecektir. Bildiğimiz kadarıyla bu tarih aralığında İstanbul’da bulunan ilk taşlardır. Ancak kazılar devam etmekte olup başka taşların bulunma durumu da vardır.” (Ö.H.)

yeni-resim-12.png yeni-resim-13.png

Bizans’ta kayıp zaman, M. Coral İstanbul 1998

National Geographic, Mayıs 2006

Sergilenen bu satranç taşları hakkında, şu açıklamalar bulunmaktadır:

“Kazı çalışmaları, Bizans Döneminde Konstantinpolis’in en büyük limanlarından biri olan Theodosius Limanı sınırları içinde gerçekleştirilmektedir. Liman, ana hatlarıyla, büyükçe doğal bir koyun güney tarafına, batıdan doğuya doğru uzanan geniş bir mendireğin inşaasıyla oluşturulmuştur. Limanın en önemli işlevlerinden biri, büyük gemilerle İskenderiye’den getirilen tahılın burada inşa edilen ambarlarda depolanmasıdır. Kazı buluntularıyla 7. yüzyıldan sonra uzak noktalarla yapılan ticari faaliyetlerin azaldığı, ancak 11. yüzyıla kadar faaliyetlerini sürdürdüğü görülmektedir.”

www.marmaray.com.tr/yenikapi_arkeolojik_1.htm

www.arkitera.com/h24170-yenikapi-eserleri-icin-muze-yapilacak.html

www.istanbul.gov.tr/Default.aspx?pid=345

www.bigglook.com/biggistanbul/semtler/sultanahmet/istarkeoloji.asp

Bu yazı İSEM Çocuk Satranç Dergisi Mart 2008 sayısında çıkmıştır.