Serbest

Serbest kategorisi için arşiv sayfasını görüntülüyorsunuz.

SATRANCIN YAYILIŞI 1

Suat Boztepe

Satrancın doğuşu ve dünyaya yayılışı hakkında çeşitli görüşler var. En çok kabul göreni ise 600 yıllarında Hindistan’da görüldüğü. Diğer görüşler yanlış olmasa bile şimdilik yazılı belgeler, arkeolojik bulgu ve diğer bazı tarihsel bilgiler olmadığı için bilimsel olarak kabul edilmiyor.

Satranç tarihi ve satranç taşları kitaplarında bulunan satrancın dünyaya yayılışını anlatan haritalarda bu etkiler yıllar geçtikçe az da olsa bazı değişikliklere uğruyor.

Bu kitaplar: 1- A Short History of Chess, Henry A. Davidson New York 1949

yeni-resim-5.png yeni-resim-6.png

Satrançname-i Kebir, Uzun Firdevsi Balıkesir 1503 kitabında şunlar belirtiliyor:

(Bu kısım, Yrd. Doç. Dr. Ata Çatıkkaş tarafından çevrilmiş olup parantez içindeki bilgiler kendisine aittir)

“Satrancın mûcidi Leclâc ile devrin bilgini Büzür Cimhir-i Hakîm arasında oynanan satranç oyunu sonunda Leclâc-ı Hindi oyunu kazanıp devrin şahı Şah Kisrî’ye; (eski İran hükümdarlarından Nûşirrevân’ın lâkabı olup ondan sonra Kisrâ veya Kisrî lâkabını kullanmışlardır)…”

2- Schach Mehr Als Ein Spiel, Herbert R. Gratz Leipzig 1964

yeni-resim-7.png yeni-resim-8.png

Satrançname-i Kebir, Uzun Firdevsi Balıkesir 1503 kitabında şunlar belirtiliyor:

(Bu kısım, Dr. Ramazan Altınay tarafından çevrilmiş olup parantez içindeki bilgiler kendisine aittir)

“Sonra İdrîs (as.) özel sükûnet mekanına çekilip akl-ı ğavvâsını fikri deryasına salup (uzun uzun ve derin derin düşünüp) cevherlerin anlamlarını gönlüne getirip, satrancın altmışdört kareli tahtasını düzenleyip telif eyledi (bulup, ortaya koydu)….Böylece Cemşîd Şah satrancı beğenip güzel buldu. … Nice satranç bilenler canlarından bıkıp her birisi bildiğin unuttu.”

3- Master Pieces, Gareth Williams Londra 2000

yeni-resim-9.png yeni-resim-10.png

Master Pieces kitabına göre: 8. yüzyılla birlikte satranç Bağdat, kutsal şehirler Mekke ve Medine’de popüler olmuştu. O tarihten itibaren Araplar oyunu Suriye ve tüm Kuzey Afrika sahillerine yaydılar. Kuzey Afrika’da (Fas, Tunus, Cezayir, Libya) yaşayan Mağribiler tarafında İspanya’ya getirilmiştir ve kısa zamanda Avrupa’ya yayılmıştır.”

Bu yazı İSEM Çocuk Satranç Dergisi Mart 2008 sayısında çıkmıştır.

(Bu bibliyografya Eski Türk Edebiyatında Satranç ve Tavla - Murat UluğtekinGazi Üniversitesi Yuksek Lisans Tezi’nden derlenmiştir.)

[Ahmed Paşa]. Ahmed Paşa Divanı, Haz: Ali Nihat Tarlan, Akçağ Yay., Ank. 1992.

Arslan, Mehmet. “Divan Şiirinde Tavla ve Tavla Istılahları Üzerine”, Kızılırmak, Yıl: 1, Sayı: 3, Mart 1992a (s. 13-17).

Arslan, Mehmet. “Divan Şiirinde Satranç ve Satranç Istılahları”, Yedi İklim, Cilt: 4, Sayı: 33, Aralık 1992b (s.30-37).

[Aşık Ömer]. Aşık Ömer Hayatı ve Şiirleri, Haz: Sadettin Nüzhet Ergun, Semih Lütfi Matbaası ve Kitap Evi, İst. [1935].
Bu iletinin tamamını göster »

Serçe Liman’ında Bulunan Satranç Taşları
Suat Boztepe

Türkiye’de 11.yüzyıla ait bir batıkta satranç taşları bulunmuştur. Satranç tarihi bakımından oldukça önemli olan bu taşlarla ilgili bazı gelişmeler vardır.

Bu batık Marmaris Kalaba Burnu’yla Değirmen Burnu arasındaki Bozukkale (Loryma) yakınlarındaki Serçe Limanı denilen koyda çıkarılmıştır. Burası dağlarla çevrilidir. Adaların olduğu kısımdan derin olmadığı için gemiler geçemezler. Türk - Amerikan işbirliğiyle Prof. Dr. George F. Bass başkanlığında, 1977 - 79 yılları arasında yapılan sualtı kazılarında Sualtı Araştırma Enstitüsü ve Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi işbirliğiyle bulunmuş olan Ortaçağ’a ait Cam Batığı, satranç tarihi bakımından çok önemlidir. Bu batık yaklaşık 32 - 35 metre derinlikte, kıyıya yakın sayılabilecek bir yerde kum içinde, sol tarafa yatmış olarak bulunmuştur. Bazı kaynaklara göre limanda demirlemişken demir çıpanın kırılması nedeniyle sürüklenmiş ve batmış, bazı kaynaklara göre de fırtınadan kaçmaya çalışmış, fakat limana sığınamamış.
Bu iletinin tamamını göster »

MUSTAFA KEMALLER ÖLMEZ

Küçüklüğümden bugüne kadar , her zaman ‘Onun gibi bir lider kim? ‘diye kendime sordum. .Bir çok alanda Mustafa Kemaller tükenmez ama Atatürk gibi bir lideri hala biz yetiştiremedik.
SEVGİLİ ATAMIZI SAYGI VE SEVGİYLE ANIYORUZ.

RUHU ŞAD OLSUN.
Bu iletinin tamamını göster »

*Her an tarihe karşı, cihana karşı hareketimizin hesabını verebilecek bir vaziyette bulunmak lâzımdır.

*Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat, insanlığı şaşırtacak bir mahiyet alır. İnsan tarihin mânasını ancak olgun bir yaşa eriştikten sonra anlıyor. Ve tarih ancak bu yaştan sonra yazılabilir. Çok arzu ederdim ki bir kaç arkadaşla beraber hayatımızdan geri kalan zamanı tarih yazmakla geçirelim!

*Tarihi yapan akıl, mantık, muhakeme değil, belki bunlardan ziyade duygulardır.
Bu iletinin tamamını göster »

« Eski iletiler § Yeni iletiler »